Kalbin Sesi

4. Çakra: Anahata (Kalp Çakrası )💚
Sanskritçe ‘Anahata’ iki cismin birbirine çarpmadan çıkarttıkları ses’ anlamına gelir. En sevdiğim metaforlardan biri, çarpmadan çarpmış gibi hissetmek ve ancak insanın kendi kendine duyabildiği kalpten gelen sesler.💕

Bu sesler bazen hoşumuza gider bazen gitmez. Zihnimiz duyguları olumlu yada olumsuz iyi yada kötü diye kategorize ede dursun. Her duygunun sebepleri ve sesleri, yani frekansları vardır. Hoşumuza gittiğinde sesi daha da çok duymak isterken, tam tersi durumda mümkünse kapatmak isteriz. Halbuki kapattığımız bir ses düğmesi değil KALBİMİZİN SESİ❣ Kalbimizin sesini kapattığımızda, farkında olmadan onu duymazdan gelmeye, yani sevgisizlik döngüsünü kendi kendimize uygulamaya başlarız. Bu kısır döngü, duyguların ifade etmek için yol bulmaya çalışması, bizim yolları kapatmamız ve sevgiyi alıp verememe ile devam eder.
🔊
Sevgiyi alıp vermek kalp çakrasının doğasıdır. Bize dışardan akmasını beklediğimiz sevgi ve şefkati kendi kendimize de alıp verebileceğimiz gerçeğini unutmuşuzdur. Çünkü kırgınlıklar, incinmişlikler bize kalbimizin zayıf, güçsüz ve muhtaç olduğu frekansından seslenir. Bizi sevmeyen, şefkat göstermeyen insanlara çarpar dururuz. Tesadüf mü kader mi ? Yoksa duygular kendini ifade etmek için yol mu arıyorlar?

Aslında taa derinlerde hala kendini ifade etmeye yol arayan duyguların sesleridir onlar. Şöyle seslenirler bize
‘ BENİ DUY.’ ‘BENİ GÖR.’ SANA İHTİYACIM VAR’
Kalp bize seslenir. Biz başkasına ‘BENİ DUY’ ‘BENİ GÖR’ ‘SANA İHTİYACIM VAR!’
yada
‘KİMSE BENİ DUYMUYOR’, ‘KİMSE BENİ SEVMİYOR’ ,
yada
‘İNSANLAR SEVGİSİZ’ , ‘ KİMSE KİMSEYİ SEVMİYOR’
yada
‘HİÇ ŞAŞIRMADIM BU DA BÖYLE ÇIKTI’ tanıdık geldi mi? 😊

Bu döngü zaman içinde egomuzun daha da beslendiği bir oyuna dönüşebilir. Öyleki artık sevgisizlik haline alışmış onu kanıksamışızdır. Bunun dışındaki seçenekleri görmez, görsek bile inanmaz hale gelmişizdir. Kalbi kapalı olmak, kalp çakrası kapalı ya da tıkanık olmak vb. ifadeler halinde duyarız. Ya da kalbi kararmak, kalbi soğumak gibi deyimlerimiz vardır. Bir duyguya, bir duruma, insana dokunmadan, fiziksel olarak çarpmadan, enerjisel yada duygusal anlamda çarpmanın sonucunda çıkan sesler benim için çok anmlamlı bir açıklama. Çünkü birbirimize ayna olduğumuz ve bilinçsiz olarak benzer frekanslarla çarpışma potansiyelimizi hatırlatıyor. Zihnimizin yargılarının ötesinde her duygunun farklı bir sesi frekansı olduğu gibi. İlk bakışta benim bu insanla ne benzer yanım olabilir ki diyebiliriz. Daha derinlemesine baktığımızda çarpışma potansiyeli olan enerjiler farkederiz, bunlar bizim bastırmaya, sesini kısmaya çalıştığımız duyguların ifade bulması için yol açmaya çalışan çarpışmalardır. Ne kadar harika bir sistem öyle değil mi? Bilincimiz mevcut durumu sürdürmek isterken bilinçdışımız iyileşmek için yollar arıyor. Peki bu sesleri duymalı mı ? Sesi nasıl açmalı? Bu sesleri duymak istemeyen insanlarla bir aradayken ne yapmalı?

Öncelikle herkesin kendi kalp sesini herhangi bir aracıdan daha iyi tanıdığını düşünüyorum. Kulakları açmadan önce, cesur, yargısız, dürüst ve samimi olmak niyetiyle yola çıkılabilir. ‘Her yara kendi ışığını saçar’ şifa gücünün herkeste mevcut olduğunu, bununla birlikte destek almanın da faydalı olduğunu hatırlatmak isterim. Başlangıç için sadece gözlemlemek ve dinlemek bulunmaya çalışılan yolları açabilir. Ki yargısızca dinlemek ve sadece orda olmak hiç de hafife alınacak bir çaba değildir.

Samimi ve güçlü bir niyet zihnin öngöremeyeceği yollar açar. Kendimizle ve diğerleriyle olan ilişkimizde, hep kendi kalp sesimize göre hareket ettiğimizi farketmek, sevgi tanımlarını gözden geçirmek, sesi duyduğumuzda neye çarpmış olabileceğimize odaklanmak, kişişelleştirme ve genelleme yapma alışkanlıklarımızı ve bunların tam olarak neye hizmet ettiklerini farketmek. Hepimizin yolda olduğunu, bu yolculuğu daha da keyifli hale getirmek için her an yeni fırsatların bizim onları görmemizi beklediklerini hatırlayalım.

“Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez” Neşet Ertaş

🙏

Kalpten sevgiyle..

en ilginç karşılaşmayı kendinle yaşarsın ve muhteşem bir yolculuk başlar..