Etiket arşivi: tercihimiz ne?

Biraz duralım mı?

Biraz duralım mı?

Ne dersin?

Yorulmadın mı koşturmaktan?

Sürekli düşünmekten?

Hesap yapmaktan?

Kontrol etmeye çalışmaktan?

Sorgulamaktan ?

Yargılamaktan yorulmadın mı?

Ben yoruldum..

Zihnim önde ben arkada, nereye gittiğimin farkında olmadan yol almaktan..

Yoruldum.

Mutsuzluğun sebebini ararken, mutsuzluğun kendisi olmaktan.

Yoruldum.

Şu halimize bak !

Ama önce bir duralım mı?

Durmak zor geliyor biliyorum.

Ardında kocaman bir boşluk var çünkü.

Peki şimdi ne olacak diyen zihnin var.

Boşluğa alışık olmayan, alışık olmadığı için de deli gibi korkan.

Durmaktan; tanımlayamadığı, bilmediği, alışık olmadığından korkan zihnin.

Peki ya sen ?

İstediğin gerçekten bu mu?

Bir korkunun peşinden koşmak mı?..

Korkudan kaçmak değil, tam da o korkunun peşinden koşmak!

Yoksa neden durmadan koşasın ki?

Zihinsel bir koşu bu; bazen yerinden hiç kımıldamadan da koşabiliyorsun.

Düşüncelerin seni ordan oraya sürüklemesine izin veriyorsun.

Evet sen izin veriyorsun!

En çok hangi düşüncelerin peşine takılıyorsun?

En çok hangi düşüncelerin seni sürüklemesine izin veriyor olabilirsin?

……………………………………

20150713_184501

Bir an durursak nolur?

Biraz düşünmesek..

Biraz hesap yapmasak..

Kontrol etmeye çalışmasak..

Sorgulamasak..

Yargılamasak ne olur?

Olmuyor mu? Yapamıyor musun?

Gerçekten denedin mi?

Yoksa zihnin mi yine konuşan, yapamayacağını söyleyen?

Ah o herşeyi bilen zihnimiz yok mu?

Daha doğrusu her şeyi bildiğini zanneden,

Bütün cevapları bilen şirin şey 🙂

Madem bütün cevapları biliyor, o zaman seni hala mutsuz eden şey ne olabilir?

Yoksa zihninin bulduğu cevaplar seni tatmin etmiyor mu artık?

Gerçekten bu cevaplar tam olarak nerden geliyor?

Peki bu sorular?

Bu soruları soran ve bu cevapları veren tam olarak kim?

Biraz duralım mı?

Bi nefes alalım.

Belki de koşturup koşturup yerinde saymaktır mutsuzluğun sebebi.

Hep aynı soruları sorup aynı cevapları almak.

Hep aynı şeyleri sorgulamak.

Hep aynı hesapları yapmak.

Hep aynı şeyleri kontrol etmeye çalışmak.

Hep aynı yargılarda bulunmak.

Hep aynı yerde durmak, aynı şeylere tutunmak.

Yol aldığını sanırken, aynı yerde sayıyor olmak.

Akıntıya karşı kürek çekmek.

Akışta olamamak, An’a teslim olmamak olabilir mi?

Biraz duralım mı?

Biraz dinlenmek için.

Zihnimizde dönüp duran düşüncelerin ötesine geçebilmek için.

Asıl cevapları duyabilmek için.

Yenilenebilmek, değişebilmek, dönüşebilmek için.

Hayatın keyfini çıkarabilmek için.

Gerçekten yol alabilmek, hatta koşabilmek için.

Özgürleşmek için.

Akışta olabilmek için.

Zihninin ötesindeki Sen’le tanışmak için..

Biraz duralım mı?

Ne dersin?

Kendinden umutlu musun?

 

Farkında mısın? Galiba sınanıyoruz! Acayip bi şekilde! Yada sınıyoruz kendimizi..
Bazen hayat, bazen de biz kendi kendimizi sınıyoruz. Mutlu olmak, keyifli olmak, hayatın tadını çıkarmak her zaman mümkün mü acaba? Kim bilir? O yüzden midir birşeyler yolunda gittiği zaman arkamızdan biri bizi takip ediyormuş gibi dönüp dönüp bakarız? Bir tedirginlik hali bir huzursuzluk takılır sanki peşimize. “Herşey yolunda gidiyor aman maşallah, nazar değmesin, kimseye anlatma, dur bakalım hemen sevinmeyelim nolur nolmaz! Boşuna umutlanmayalım, sonradan üzülmektense, sevinmeyelim daha iyi !”

Daha mı iyi?
Neden umutlanmayalım? Umutlanmak kötü birşey mi? Hayata dair, kendine dair umudu olmalı insanın ki bu hayatın bir anlamı olsun. “Boşuna umutlanmak” !? İse bambaşka bir mevzu. Bizler başımıza gelecek olumsuz ihtimallere bu kadar mı bağımlı olmuşuz? Oralardan o kadar çok beslenir olmuşuz ki, kendimize dair umudumuzu çoktan yitirmişiz de haberimiz yok! ” ben varya ben! En ufak bi olumsuzlukta hemen pes ederim arkadaş! Vazgeçerim, arkama bile bakmam, üzülmeye tahammülüm yok, hele hayal kırıklığına uğramaya hiç niyetim yok! Varsın olmasın ben boşuna heveslenmeyeyim de! Gerekirse böyle umutsuz umutsuz yaşar giderim. Amaaan nolcak ki boşver..”
Elimiz kulağımızda hatta böğrümüzde bekleriz gelecek olan olumsuzluğu, çünkü herşey bu kadar kolay olamaz! Biz bu kadar kolay mutlu olamayız! Olmamalıyız! Mutlu olmak zor birşey olmalı hem dee çoook! Neden? Ciddi ciddi soruyorum ” mutlu olmak neden zor olmak zorunda ?”…….
Bu gerçekten bir zorunluluk mu, yoksa tercih mi? Biz gerçekten kendi tercihlerimizi yaşadığımızdan emin miyiz?

Üstün Dökmen / Küçük Şeyler kitabından..
Üstün Dökmen / Küçük Şeyler kitabından.. 

Diyelim ki güzel bişeyler oluyor hayatınızda, birşeyler değişiyor, siz değişiyorsunuz, hep beklediğiniz yada istediğiniz birşeyler, birdenbire oluveriyor işte ve siz acayip mutlusunuz. Veeee işte başlıyor sizinki konuşmaya;
“bak emin misin, gerçekten bunu hakkettiğini düşünüyor musun? Herşey bu kadar güzel olamaz canım, mutlaka bi çapanoğlu çıkar altından.. Sen kimsin ki bunu hakedesin, hakedecek ne yaptın ki? Herkes mutsuz bi sen mutlu anasını satayım! Herkes aptal bi sensin akıllı ! Bırak bu ayakları aklını başına topla ortalık fena karışacak birazdan az kaldı. Temkinli ol, şimdiden ayaklan ufaktan uza ki sonra ortada kalma!”

Sonra birden bişey oluverir, bazen tam da beklediğimiz gibi, beklediğimiz bir zamanda, yada hiç hesapta yokken. Haydaaa bu da nereden çıktı şimdi? Ne güzel herşey yolundaydı! Acaba nereden çıkmış olabilir?

Hayat bizi sınar işte böyle, tam herşey yoluna girmişken, acaba emin misin? Hazır mısın diye yoklar seni, bakalım ilk seferinde basıp kaçacak mısın?
Farelerden misin, yoksa kaptan mı? Bu gemiyi gerçekten yürütmeye niyetin var mı? Yoksa yalandan mı açıldın denize? Öylesine mi bütün bu haller? Gerçekten cesaretin var mı bu dalgalarla boğuşmaya? Deniz durgunken herşey çok güzeldi değil mi, peki çalkantılıyken de sevebilecek misin bakalım?

“Hadi canım kolay gelsin! ” der hayat ve sana bırakır..Seçim yine senindir..

Tam kabule geçicem..bir bildirim geliyor!..

        Evet o malum karikatür gözümün önünden gitmiyor.. (bkz: tam aydınlanıcam bi gülme geliyo Töbe !) Selçuk Erdem sen çok yaşa emi… 🙂 Biz de tam kabule geçicez..bir bildirim geliyor..Nasıl mı?

Mesela tam.. ‘hayat ne kadar da güzel aslında..böyle sessiz sakin, kuşlar, böcekleer…şu manzaranın güzelliğine bak..bunu mutlaka paylaşmalıyım!..herkes görmeli!..bu huzuru paylaşmalıyım..’

bir bildirim geliyor..

mesajınız var
bir bildiriminiz var..

aaa! ne kadar da güzel manzaraya bak..kuşlar, böcekleer..keşke ben de orada olsaydım..ama değilim! neden çünkü çalışmak zorundayım..gidemem ki 🙁 off yaaa gıcık…neyse beğeneyim bari..’

bir bildirim geliyor..

‘aaaa! neler olmuş dünyadan haberimiz yok..ayy ne kadar kötü şeyler oluyor burnumuzun dibinde..yada dünyanın diğer ucunda ne farkeder..çiçek böcekle olmaz herkes bunu görmeli !!’

bir bildirim geliyor..

‘..bunu yapan insan olamaz !!!’

bir bildirim geliyor..

‘..bunu beğenmeyen, paylaşmayan bizden değildir !!!’

bir bildirim geliyor..

‘..hayat ne kadar da anlamsız..ve biz hepimiz kalabalıklar içinde yapayalnızız !! :(((‘

bir bildirim geliyor..

‘..şimdi sen duyarsız..umursamazsın ya başımıza ne geliyorsa senin yüzünden geliyor..Allah senin b… bildiği gibi yapsın..’

bir bildirim geliyor..

‘..lütfen sayfamdan çıkın..yoksa ben yapacağımı biliyorum!!’

bir bildirim geliyor..ve bize birşeyler oluyor..

Eyvah Like’ım düştü!!!

  Filtre filtre söyle bana var mı instagramda benden güzeli ? selfie canımız, yer bildirimi ciğerimiz..smileysiz cümleler bitmiyor kelimeler kifayetsiz kalıyor..Anı yaşamadan durabilirim belki, ama paylaşmadan ASLA!! Ayy Like’ım düştü!! bayılıciiim galibaaa..evlerden ırak..Tahammülüm yok takipsizliğie..Allah muhafaza yalnız olduğumuzu farkedebiliriz an itibariyle..’yalnızlık paylaşıılmaaaz’ Duman’ın şarkısı..’…paylaşılsa yalnızlık olmaz’ Özdemir Asaf’ın dizeleri..ee noldu şimdi?…..Şimdi trajikomik bir oyunun karakterleri gibiyiz ‘yalnızlığı paylaşan(!)lar’…Yalnız aramızda bu oyundan sıkılan bağzı! arkadaşlar var benden duymuş olmayın..Tabii canım bağzen! hangimiz sıkılmıyoruz ki!

‘telefonum bozuldu..iki gün telefonsuz kaldım huzuru hatırladım..’

‘tatilde telefon çekmeyen bi yere gittik..doğayla başbaşa harikaydı..3.gün sıkılmaya başladım ama güzeldi yani!’

‘..akıllı telefon çıktı mertlik bozuldu..boşversene..’

yok böyle bir sıkılmadan bahsetmiyorum..Aslında bu küçük kaçamaklar iyi oldu yoksa ‘..çekip gideceksin buralardan abi! yerleşeceksin bir sahil kasabasına..’ fantezilerimize ‘şehir arkandan gelir’ lanetiyle ara verdiğimizden beri iyi geliyor arada ‘kapatacağım, kapatıyorum, ahanda kapattım facebook’u Allahıma’, ‘tövbeliyim hayatta girmem twitter’a..’ tatlı sert tehtitler, küsüp geri dönmeler..

Bahsi geçecek olan sıkılma biraz daha ciddi..Şöyle ki;

Paylaşım Sanal, Tatmin Sanal, Mutsuzluk Gerçek mi?..

‘..tatildesin ayak parmaklarının arasında Maldiv mavisi..eyvallah..ben işteyim, sürünüyorum, belki tatile gidecek param yok olsun kardeşim..like..selfie..like..janti bi yerdesin dünyanın parasını bayılacağın bi yemek yemek üzeresin..eyvallah..açmıyım, tokmuyum? afiyet olsun kardeşim..like..Selfie..like..Sebastian bişey yapsın..komikmiş..like..koyun mu? ben mi? yok canım bana dememiştir..like..dur yaa ben de komik bir şey paylaşayım….bakayım..like yok..bi daa bakayım yine yok..bakayım..iki like bi yorum!..aç bakayım ne demiş..ülkede neler oluyor haberin var mı arkadaşım senin! bu kadar duyarsız olmayalım lütfen!..eyvah rezil oldum! ne oldu ki yine yaa ulan habire birşey oluyo zaten..töbe bi daa bir şey paylaşırsam..’ aradan zaman geçer karşılaşırsın tesadüf bu yaa;

– Vay vay abi naber? nerelerdesin sen yaa?

-..buralardayım abi..

-..aaa! e hiç bişey de paylaşmıyosun göremiyoruz..dedik bu inzivaya çekti kendini heralde…

-..hmm paylaşmıyorum evet.. neden acaba? bir de abi telefon numarası falan vardı eskiden merak edince arıyorduk hani?!..

 yok abi sinir stres sahibi oldum, telefondan ses gelince çarpıntı yapıyor, resmen depresyona giriyorum..hayır ‘tam kabule geçicem..bir bildirim geliyor’ yüreğim kaldırmıyor artık..birini kapattım birine hiç bakmıyorum..uzak olsun..hiç gerek yok!..

    bu ve buna benzer sebeplerle, pasif kullanıcı olmak ve hatta tamamen sosyal medya sisteminin mümkün mertebe dışına çıkmayı tercih etmek, denemek, istemek, hayalini kurmak, mevcut durumun alternatifini oluşturma konusunda bir yol açabilir mi sizce ?

   Sosyal Medya Bağımlılığı ve Sosyal Medyanın insan psikolojisine olan etkisi üzerine çeşitli araştırmalar, önemli istatistiki bilgiler, değerli uzman görüşleri vs mevcut, şöyle bir göz atmak faydalı olabilir, tercih sizin..Bununla birlikte merak ettiğim ve önemsediğim bir soru var o da şu;

‘Sosyal medya olmayan bir şeyi mi vareder? yoksa Zaten varolan bir şeyi gözümüze sokmak suretiyle farketmemizi mi sağlar?’

herkes kendi cevabını aklında tutsun..çünkü sosyal medyanın psikolojiniz üzerinde olumsuz bir etkisinin olup olmadığına dair düşünceniz bu aklınızda tuttuğunuz cevapla doğru orantılı olabilir..olmaya da bilir..Teknolojiyle ve sosyal medya ile olan münasebetim biraz mesafeli olmuştur hep, pek de anlamam, yukarıda bahsi geçen paylaşım deneyimleri ve gözlemler mevcut tablonun ne kadarını yansıtır, ne kadarını yansıtmaz bilemem..herkesin mevcut durum ve bu durum ile kendi münasebetini gözlemlemesi farklı ve ortak sonuçlar ortaya çıkaracaktır mutlaka..ve ben mümkün oldukça ortak olanlarına yönelmeye çalıştım..benzer davranışlar, benzer ruh halleri, benzer beklentiler..Sosyal medya tek başına bu anlamda bize birşey yapıyor mu tartışılır..bununla birlikte sosyal medya aracılığıyla biz birşey yapıyoruz her halükarda..mutlaka size uygun bir soru vardır, buyurunuz seçiniz..

1- Bunu birbirimize isteyerek mi yapıyoruz ?

2- Bunu kendimize isteyerek mi yapıyoruz ?

  Başka bir deyişle, bu bizim tercihimiz mi ? Peki sosyal medyadan asıl beklentimiz ne olabilir ? Hiç düşündük mü, düşünmek ister miyiz ?

Eveeeet güldüük eğlendiik…Şimdi Like’ları görelim 😉