Etiket arşivi: Ruhunu neyle besliyorsun ?

Neyle besleniyorsan O’sun ve artık O’nu besliyorsun..

Sağlıklı beslenme konusunda artık hepimiz, farkındalıkta tavan yapmış durumdayız, çok şükür!..GDO’lular, aklananlar, uzak durulması gerekenler, diyetler, detokslar, gelenekseli, moderni derken..Sağlıklı beslenmenin makbul olanının da yaşam şekline dönüştürülebileni olduğunu benimsedik. Artık biliyoruz ki sadece kilo kontrolü ve fiziksel sağlık açısından değil, ruh sağlığımız açısından da beslenme alışkanlıkları çok önemli. Kendimizi önemsediğimiz kadar çevremizdekileri de önemsiyor ve neredeyse hergün güncellenen bilgilerimizi en yakınımzdan başlayarak cömertçe paylaşıyoruz. Çünkü ‘Ne yersen o olursun!’ ve ben şahsen salata olacaksam etrafımda da salatalar olsun birbirimizi teşvik edelim isterim. Sen hamburger ben salata olursak çatışma başlar, zaten birsürü bilgi hergün güncelleniyor aklımız kayar, şeytana uyarız, hiç gerek yok..Böyle rengarenk, pırıl pırıl ve sağlıklı olmak varken..

rengarenk

Peki ya ruhumuz? onu neyle besliyoruz? peki çevremizdekilerin ruhlarını ? Tabii ki sevgiyle…Günde kaç öğün sevgiden bahsediyoruz mesela ? Sevmediklerimizden değil, sadece ve sadece sevdiklerimizden. Karşımızdakine hiçbir sebep yokken, durup dururken, içimizden geldiği için ve bir karşılık beklemeden ona olan sevgimizden bahsediyor muyuz? Onun ne kadar değerli olduğunu, onu ne kadar önemsediğimizi ve hayatımızda olduğu için şükrettiğimizi, kaç öğün sevdiklerimizi sevgiyle besliyoruz? Peki ya kendimizi ? Bize verilebilecek sevginin ve değerin kaynağının sadece bizim dışımızda bir yerde bir başkasında olduğunu düşünüyor olabilir miyiz ? ‘Kendini sevgiyle beslemek’ kulağımıza ne kadar yabancıysa ve garip geliyorsa, işte o kadar uzağız aslında kendimizi sevmeye. Halbuki bir insanın günlük kalori ihtiyacını, yiyeceklerin besin değerlerini, hangisinin faydalı hangisinin az tüketilmesi gerektiğini bildiğimizden çok daha iyi biliriz; insan ruhunun neyle beslendiğini.

Peki ya sevmediklerimiz, hatta nefret ettiklerimizden ne kadar besleniyoruz?

İnsanoğlu nankördür şekerim! Sahip olduklarının kıymetini bilmez!

Karşılanmayan ihtiyaçlar motivasyon kaynağıdır, karşılanan ihtiyaçlar değil! Şikayet edicem tabii, susalım da tepemize çıksınlar!

Bizim insanımız sever şikayet etmeyi, bırak değişmez ! Böyle gelmiş, böyle gider..

Ama ben nereden atıcam bu negatif enerjiyi ? Bırak doya doya konuşayım !

Sevgi hepimizin içinde zaten, her dakika söylenince kıymeti kalmıyor ki!

…diyebilirsiniz, haklısınız da. Peki sadece bu kadar mı? Yada bunu değiştirmek mümkün değil mi? Mümkün olsaydı nasıl birşey olurdu? Bir düşünelim;

Çok beğendiğimiz bir filmi, bir kıyafeti, hoşlandığımız birini, sevdiğimiz, etkilendiğimiz, büyülendiğimiz bir şeyi anlatırken nasıl göründüğümüzün, nasıl ışıldadığımızın farkında mıyız? Kendimizi yada başka birini gözlemlemişizdir yada bundan sonra gözlemleme fırsatı bulduğumuzda nasıl da keyifli olduğumuzu farkedebilir, hatırlayabiliriz.

IMG_0107

Peki şimdi de tam tersini hatırlayalım; öfke doluyken, nefret ettiğimiz birşeyden konuşurken, çaresizce dert yanarken nasıl görünüyoruz, nasıl hissediyoruz ve etrafımıza nasıl bir enerji yayıyoruz? Tam da öfke duyduğumuz, nefret ettiğimiz, sevmediğimiz ve istemediğimiz o şeye, onun enerjisine bürünüyoruz. Aslında kendimizi onunla beslerken, aynı zamanda onu da beslemiş oluyoruz. ‘Neyle beslenirsek o oluyoruz, o olarak da onu besliyoruz ‘ 

Formül çok basit: ‘Bir şeyi beslemek için durmadan ondan bahsedin, onu düşünün, onu yaşayın, onu varedin, bütün yaşam enerjinizi ona verin. Artık ‘O’ sunuz ve ‘O’ sizinle eskisinden daha güçlü, bunu nasıl yaptığınızın hiçbir önemi yok!’

Şimdi seçim sizin..elinizde hazır bir formül var, ne olmak istiyorsanız onunla beslenin, onu besleyin..Yeter ki neye dönüştüğünüzün farkında olun! Bir de sevdiklerinizi de onunla beslediğinizi unutmayın..

Sevgiler..