Etiket arşivi: Öğrenci Koçluğu

Bize ne oldu?..Biz ne yaptık !

Masallardan öğrenmiştik; iyi ve kötü insanlar vardı. İyi insanların başına zor ve kötü şeyler gelirdi. Bunları yapanlar sa ya kötü insanlardı yada hata yapmış, yanlış yola sapmış, belki hırsının kurbanı olmuş, kötülük yapmış ama özünde iyi insanlardı. Biz hep iyi olanı tutardık, iyilik kazansın, herkes mutlu olsun, adalet yerini bulsun isterdik. Sorular sorardık safça ‘peki neden öyle yapmış?’, ‘neden?’, ‘ama neden?’..çünkü anlayamazdık kötülüğü, bir insan neden kötülük yapmak ister?, neden buna ihtiyaç duyar?, başka birini üzmek, ona acı vermek kötülüktü çünkü..İyiler kazansın isterdik çünkü biz de iyiydik, eğer iyi olan birine kötü bişey yapılır ve adalet yerini bulmazsa, aynısı bize de yapılabilirdi, o yüzden bize yapılmış sayılırdı. Öyle pek fazla bi ayrım yoktu aslında; iyiler ve kötüler, iyilik yapanlar ve kötülük yapanlar vardı ve adalet yerini bulur, iyiler hep kazanırdı..

Sonra masallar bitti..

Biz sormaya devam ettik yine biri kötülük yaptığında ‘neden?’ diye? Bazen uzuuuun uzuun cevaplar aldık, bazen çok kısa cevaplar, bazen cevap yoktu, bazen de cevap verecek biri..yoktu. Hiçbiri bizi tatmin etmedi. İnanmadık. Bu işte bi terslik vardı, biz böyle öğrenmemiştik, adalet denen bişey vardı, bu böyle olamazdı..kabul edemedik..’Büyü artık!’ dediler, ‘masallar bitti!’. ‘Gerçek dünya böyle’, ‘yapacak bişey yok!’

Üzüldük, hayal kırıklığına uğradık, inancımızı yitirdik, kabul etmedik, öfkelendik, direndik, isyan ettik, hesap sorduk….yenik düştük..kabul etmek zorundaydık yada en azından kabul ediyormuş gibi görünmek..içimiz kan ağlasa da, yapılan her kötülüğü kendimize yapılmış hissetsek de yalancıktan bir terslik yokmuş gibi davrandık.

Bize olan buydu !

Peki biz ne yaptık ?

Bize kötülük yapılmasına izin verdik! Bize kötülük yapılmasına izin vererek kendimize kötülük yaptık!..

Biz kötü insanlar mı olmuştuk şimdi ?

Hayır! olamaz, biz iyi insanlardık hani !

Ama..kötülük yapıyorduk !

Hem de kendimize !

Bize ne oldu ?.. Biz ne yaptık!

Unuttuk..Bir olduğumuzu, biz olduğumuzu unuttuk..yargıladık..aşağıladık..parçalandık..bölündük..yalnız kaldık..inancımızı yitirdik..sevgiye, iyiliğe olan inancımızı yitirdik..korktuk..güce taptık..zenginliğe..kendi zenginliğimizi unuttuk..güçlü olmalıydık her ne olursa olsun..güçlünün yanında olmalıydık..bedeli ne olursa olsun..değerlerimizi yitirdik..vicdanımızı..

Kendimizi..özümüzü..bizi inkar ettik..

Peki ne için yaptık tüm bunları ?

Uzun yada kısa, herhangi bir cevabı olan yada cevap verecek biri ?

Şimdi bize olan ; önce kendimizi sonra da birbirimizi yoketmeye çalışıyoruz !

Masallardaki kötüler birer ayna mıydı yoksa ?

Bize, bizim içimizdeki potansiyel iyi ve kötüyü göstermek için mi varlar aslında ?

Yalnız olduğumuza dair yanılsama ve inancımızı yitirmek, korkuya kapılmamıza neden olduğunda sadece ve sadece bizim dışımızda elde edebileceğimiz sanal bir güce ulaşmak uğruna ‘kötüleşmek’!

Hatırlamak o kadar zor değil..İyiliğe, Sevgiye, Adalete olan İnancı, Özümüzü, Bizi biz yapan, insan yapan değerlerimizi..onlar hiç yok olmadılar ki, kaybolmadılar..sadece biz onları unuttuk, yokmuş gibi davrandık..şimdi yeniden hatırlayabiliriz, öğrendiklerimizle, farkettiklerimizle birlikte yeniden..

İnançla…Umutla…Sevgiyle…

 

 

Hayat bir ödüldür!

Hayatta karşımıza çıkabilecek en büyük zorluk kendi korkularımızla yüzleşmek, yaşayabileceğimiz en büyük tutsaklık kendi zihnimizin sınırlarıyken, ödülü de cezayı da dışarıdan almaya alışmış olmak, hayatımızın sorumluluğunu üstlenme, ona yön verme, yolalma, ilerleme ve dilediğimiz hayatı yaratma kabiliyetlerimizi unutmamıza neden olabilir. Kendi gücümüzün farkına varmak, onu hatırlamak, hakkettiğimiz ödülü yani kendi hayatımızı kendimize teslim etmek için hiçbir zaman geç değildir..Şimdi kendine bir iyilik yap; ödülünü kendine teslim etmek için harekete geç..Bu yolculukta yalnız değilsin, mutlaka elinden tutacak, gözlerine sevgiyle bakacak, seni kucaklayacak birileri vardır, yapman gereken teş şey kafanı kaldırıp etrafına bakmak; sevgiyle, inançla, umutla..Belki de etrafında yollarınızın birleşeceği birileri vardır, daha kuvvetli olmak için seni bekliyorlardır, kim bilir?

 

kupa secilen-06

 

Kupa Kişisel Gelişim ve Drama Merkezi, 2014 Aralık ayında hayatlarımıza birer ödül gibi girdi..Sonrasında kendiliğinden çıkıverdi bu slogan ‘Hayat bir ödüldür! Senin hayatın senin ödülün.’

Hayatlarımızın birer ödül olduğunu farketmemizle başlamıştı herşey..Kendi yolumuzda ilerlerken yollar birleşmiş, biz birlikte yürür olmuşuz kendiliğinden..Hayatın kendisi bir ödülken, yolda karşına çıkardığı insanlar da birer ödülmüş aslında. Birlikte yol almak ne büyük keyif ne büyük mutlulukmuş, birlikte inanmak, bir ken çok-çokken bir olabilmek.. Birlikten kuvvet doğar derler ya; o kuvvetin sevgiden, güvenden, inançtan, neşeden geldiğini deneyimlemek ne büyük ödülmüş..Aslında rakamlar, istatistikler, ünvanlar, sıfatlar, takdirlerden, alkışlardan öte, yüreğinin taa içinden gelen bütün bedenin ve ruhunda hissedebildiğin ve hesapsızca herkesle paylaşabildiğin şey gerçek bir ödülmüş..

IMG_3936
Demet Ulus, Özge İlker, Ayşe Burcu Eren Önen KUPA ‘da birlikte yol alıyoruz.. Sevgili dostlarım, ödüllerim..

Biz paylaşmak için yola çıktık..hatırlamak, hatırlatmak için..farketmek, farkettirmek için..çoğalmak için..çünkü ne kadar çok olursak o kadar Bir oluruz,..özümüzdeki sevgiye..gerçek potansiyelimize, ödülümüze ulaşırız..

Şimdi ödüller sahiplerine ulaşırken, bu mutluluğu paylaşmak o kadar keyifli ki, ailelerimiz, dostlarımız, arkadaşlarımız, henüz tanışmadıklarımız her an yeni bir keyifle KUPA’ya geldikçe biz daha da mutlu oluyoruz..Gelin birlikte hatırlayalım, farkedelim, paylaşalım, eğlenelim, keyfine varalım, öğrenelim, deneyimleyelim, üretelim, yaratalım, şu güzel ödülün tadını çıkaralım 😉

www.kupakisiselgelisimvedramamerkezi.com

www.facebook.com/kupakisiselgelisimvedramamerkezi

instagram / @kupakisiselgelisimdramamerkezi

twitter / @kupakgvdm