Etiket arşivi: keyifli olmak

Kendinden umutlu musun?

 

Farkında mısın? Galiba sınanıyoruz! Acayip bi şekilde! Yada sınıyoruz kendimizi..
Bazen hayat, bazen de biz kendi kendimizi sınıyoruz. Mutlu olmak, keyifli olmak, hayatın tadını çıkarmak her zaman mümkün mü acaba? Kim bilir? O yüzden midir birşeyler yolunda gittiği zaman arkamızdan biri bizi takip ediyormuş gibi dönüp dönüp bakarız? Bir tedirginlik hali bir huzursuzluk takılır sanki peşimize. “Herşey yolunda gidiyor aman maşallah, nazar değmesin, kimseye anlatma, dur bakalım hemen sevinmeyelim nolur nolmaz! Boşuna umutlanmayalım, sonradan üzülmektense, sevinmeyelim daha iyi !”

Daha mı iyi?
Neden umutlanmayalım? Umutlanmak kötü birşey mi? Hayata dair, kendine dair umudu olmalı insanın ki bu hayatın bir anlamı olsun. “Boşuna umutlanmak” !? İse bambaşka bir mevzu. Bizler başımıza gelecek olumsuz ihtimallere bu kadar mı bağımlı olmuşuz? Oralardan o kadar çok beslenir olmuşuz ki, kendimize dair umudumuzu çoktan yitirmişiz de haberimiz yok! ” ben varya ben! En ufak bi olumsuzlukta hemen pes ederim arkadaş! Vazgeçerim, arkama bile bakmam, üzülmeye tahammülüm yok, hele hayal kırıklığına uğramaya hiç niyetim yok! Varsın olmasın ben boşuna heveslenmeyeyim de! Gerekirse böyle umutsuz umutsuz yaşar giderim. Amaaan nolcak ki boşver..”
Elimiz kulağımızda hatta böğrümüzde bekleriz gelecek olan olumsuzluğu, çünkü herşey bu kadar kolay olamaz! Biz bu kadar kolay mutlu olamayız! Olmamalıyız! Mutlu olmak zor birşey olmalı hem dee çoook! Neden? Ciddi ciddi soruyorum ” mutlu olmak neden zor olmak zorunda ?”…….
Bu gerçekten bir zorunluluk mu, yoksa tercih mi? Biz gerçekten kendi tercihlerimizi yaşadığımızdan emin miyiz?

Üstün Dökmen / Küçük Şeyler kitabından..
Üstün Dökmen / Küçük Şeyler kitabından.. 

Diyelim ki güzel bişeyler oluyor hayatınızda, birşeyler değişiyor, siz değişiyorsunuz, hep beklediğiniz yada istediğiniz birşeyler, birdenbire oluveriyor işte ve siz acayip mutlusunuz. Veeee işte başlıyor sizinki konuşmaya;
“bak emin misin, gerçekten bunu hakkettiğini düşünüyor musun? Herşey bu kadar güzel olamaz canım, mutlaka bi çapanoğlu çıkar altından.. Sen kimsin ki bunu hakedesin, hakedecek ne yaptın ki? Herkes mutsuz bi sen mutlu anasını satayım! Herkes aptal bi sensin akıllı ! Bırak bu ayakları aklını başına topla ortalık fena karışacak birazdan az kaldı. Temkinli ol, şimdiden ayaklan ufaktan uza ki sonra ortada kalma!”

Sonra birden bişey oluverir, bazen tam da beklediğimiz gibi, beklediğimiz bir zamanda, yada hiç hesapta yokken. Haydaaa bu da nereden çıktı şimdi? Ne güzel herşey yolundaydı! Acaba nereden çıkmış olabilir?

Hayat bizi sınar işte böyle, tam herşey yoluna girmişken, acaba emin misin? Hazır mısın diye yoklar seni, bakalım ilk seferinde basıp kaçacak mısın?
Farelerden misin, yoksa kaptan mı? Bu gemiyi gerçekten yürütmeye niyetin var mı? Yoksa yalandan mı açıldın denize? Öylesine mi bütün bu haller? Gerçekten cesaretin var mı bu dalgalarla boğuşmaya? Deniz durgunken herşey çok güzeldi değil mi, peki çalkantılıyken de sevebilecek misin bakalım?

“Hadi canım kolay gelsin! ” der hayat ve sana bırakır..Seçim yine senindir..